Eşref Ziya Fan Sitesi

Tam Görünüm: Beklenen Röportaj...Eyüp İHL öğrencileri Eşref abi ile buluştu...(:
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2 3
Biçoğunuzunda bildiği gibi Eşref abiyle Röportaj yapma fırsatı yakaladık ve birtürlü fana koyamamıştık kısmet bugüneymiş...Resimleride aktarıcam ama sürekli hata veriyor düzelince inşAllah en yakın zamanda görebilirsiniz....(:

Sevra: Öncelikle Eşref Ziya kimdir?

Eşref Ziya:
1969 İstanbul doğumluyum. İlkokulu Levent de okudum, liseyi Sarıyer İmam-hatip Lisesinde okudum.1987- 88 sezonunda liseyi bitirdim. Aynı yıl Marmara İlahiyat fakültesine girdim.92 93 yılında fakülteden mezun oldum. Mezun olduğum yıl Marmara FM in kurumunda bizzat bulundum. Aynı zamanda Marmara müziğin ve Marmara FM in isim babasıyım. On beş yılı aşkın bir sürede müzikle iştigal ediyorum. Fakültenin hazırlık sınıfında daha çok ilgilenmiştim.1991 yılında bir grup arkadaşla beraber Kalksam ve Dirilsem albümünü çıkarmıştık. O zamandan beri zannediyorum sekiz solo albümüm ve on beş e yakında grupla beraber yaptığımız müzik çalışmamız oldu.

Sevra: Marmara FM/müziğin isim babasıyım dediniz. Nerden geliyor Marmara?

Eşref Ziya: Valla hiç bilmiyorum. Belki Marmara üniversitesinden gelmiştir. Ben bölge olarak da seviyorum Marmara’yı.

Sevra: Müzik olmasaydı meslek alanınız ne olurdu? İlahiyata neyi hedefleyerek girmiştiniz?

Eşref Ziya: Ben bir meslek düşünerek hareket etmedim. Yani ilahiyat kültürüyle alakalı şeylerle uğraşmayı seviyordum. İlahiyat fakültesi birazda felsefe, sosyoloji ağırlıklıdır. Bende o dili seviyorum. İlahiyat zaten benim dördüncü veya beşinci tercihimdi, özel bir tercihi yoktu benim için.

Sevra: İlk tercihiniz ne olmuştu?

Eşref Ziya: Siyasal tercih etmiştim. Sözelciyim zaten.


Kübra: Bir röportajınızda(Safiye Sarıtaş – Yeniaysa) soysal içerikli sanatçıyım demişsiniz. ‘Yol Boyunca’daki değişikliğin bu zamanın sosyal hayatındaki değişikliğiyle alakası var mı?


Eşref Ziya: Tabii..Zaten siz sosyal içerikli bir iş yapıyorsanız, sosyal yönü zengin bir sanatçıysanız toplumun gelişen konjonktürel yapısından etkilenmemek diye bir şey olmaz. Yani siz etkilenirsiniz, etkilersiniz böyle bir etkileşim içerisinde olursunuz. Yaşadığınız toplumdan kendinizi soyutlayamazsınız sosyal yapının o anki durumu sizi etkiler. Yol Boyunca albümü de konjonktürel yapıya uygun bir albümdür. Konjonktürel yapının dışında bir albüm değildir, ama Eşref ziya çizgisinin dışında da bir albüm değildir. Belki öyle algılanmış olabilir ama benim kültürümü, benim yaşam tarzımı, yaşama bakışımı az çok bilen bilir ki ölçüm şudur; bir ayağı İslam’da bir ayağı dünyada. Pergel medeniyeti diye bir medeniyet vardır. Mevlana’nın dönmedeki o kültürü. Bir ayağı sabittir diğeri döner. İşte o sabit ayak senin İslami değerlerindir. Oraya ayağını sabit basarsın ama pergelin diğer ucu daireler çizer. Ama o daireler bazen geniş olur bazen dar. O genişlemesi ve daralması konjonktürel yapıyla alakalıdır. Mesela otobanda gidiyorsun bazen hızlı gidersin bazen yavaş gidersin bazen de benzinliğe çekersin ama o otobandasındır. Yani albümlere baktığımızda da bu vardır. Bazen içe dönüktür mesela olmadı dost albümü daha böyle olmayan şeylerin manifestosu gibi bir şeyidir, sen işte siyasi bir gelenekten geliyorsun ideolojik müzikler söylüyorsun bir eser söyleyip bütün dünyayı değiştireceğim sanıyorsun sonra birçok sosyal yapı senin istediğin gibi gerçekleşmiyor sen ondan sonra bir albüm yapıyorsun adını Olmadı Dost koyuyorsun. O andaki yapıyı anlatıp, ruh halini yansıtıyorsun. Senin içinde bulunduğun durumdan soyutlanamazsın, sürekli tribünlere oynayamazsın. Zaten sanat işiyle uğraşan adam biraz aykırıdır, toplumla çok fazla uzlaşamaz, birazcık karşı durumu vardır. Her zaman şaşırtır çünkü kendi kafası da karışıktır sanatçının.




Kübra:
Dinleyici doğal olarak hep sizden bir şeyler bekliyor ve sonucu iyi veya kötü eleştiriyor. Siz dinleyiciden ne bekliyorsunuz? Eleştirdiğiniz yönleri var mı?


Eşref Ziya: Ben en çok eleştiri alan adamlardan biriyim herhalde..
Şimdi şu var siz yaptığınız bir şeyi şu oda içerisinde paylaşırsanız sizindir.. Ama bu yaptığınız bir şeyi bütün kamuya arz ederseniz artık herkesindir ve herkesin bir söz söyleme hakkı doğar sizde bundan gocunmazsınız.


Sevra: Zaten herkesin kabullenmesi zor bir şey..

Eşref Ziya: Herkesin kabullenmesini bekliyorsanız bu işi hiç yapmayacaksınız zaten.. Bu işi yapan, toplumun önüne çıkan ve topluma yaptığı bir şeyi arz eden insanda çok geniş bir mide olacak, hazmedebilecek.herkes bir şey söyler birisi gıcıklığından söyler,birisi sizi kıskandığından söyler, kimisi sizi çok sevdiğinden insanlarla paylaşmak istemediğinden söyler, kimisi hakikaten beğenmediğinden söyler,kimisi de bir hareketinize gıcık kapar söyler..Bir kere bunu göz önünde bulunduracaksın ve bundan dolayı kimseyi yargılamayacaksın ..O iş artık senden çıkmıştır..Onu ben hep alternatif olarak bir kenara bırakırı,.yani benim için çok da önemli değildir. Siz ne yaptığınızı biliyorsanız o çok önemli bir şey ,ne söylemek isteğinizi biliyorsunuz, kendinizi biliyorsunuz topluma arz ediyorsunuz..
Eşref Ziya “değişti” diyorlar bilmem ne diyorlar “ne yaptım yaa” diyorum, bakıyorum değişme var mı diye ee doğru yaşlanmışım biraz..
Ya şimdi sizlerin yaşı 16–17 sizin yaşınız kadar ben müzikle uğraşmışım demek ki. Ben sizlerin benim gibi düşünmenizi bekleyemem ama sizlerde benim sizlerin şuanda ki düşündüğünüz gibi düşünmemi beklemeyin. Yani aramızda bir fark olsun siz 17 yaşındasınız ben 38–39 yaşındayım 40’ıma merdiven dayadım. Yaşanmış bir yirmi yıl var sizden fazla. Tabii ki benim hayata bakışımda bir değişiklik olacak, yaşamımda değişiklik olacak. Aynı yere bakacağız ama farklı yorumlayacağız ama bundan önemli olan şu aynı yere bakabiliyor muyuz, aynı yöne bakıp farklı yorumlayabiliyor muyuz? Ne kadar fazla insan varsa o kadar farklı yorum vardır. Basmakalıp bir toplum değiliz. Ama tabii ki ortak değerlerimiz de ortak nabzı aşılayabilmeyi sağlayabilmemiz lazım. Eşref ziya bu nabzın içinde mi? Evet. Hem de tam göbeğinde. Ben tabii ki Müslümanların değerlerini önemsiyorum. İyi günlerinde seviniyorum kötü günlerinde üzülüyorum ama şu değil ki, sürekli sloganik şeyler yapsın. Çünkü toplum öyle değil, hayat öyle değil. Ben o zaman sizi kandırmış olurum..


Sevra: Ben şöyle bakıyorum ;16 17 yaşındaki bir gencin dinlediği slow müzikler oluyor ve şuan ki şarkılar isyan ve şirk içerikli fakat sizin yaptıklarınız; mesela ben aşkı satın aldım böyle bir şey içermiyor en azından dinlediğimizde aklımıza isyan şirk gelmiyor..

Eşref Ziya: Birde şu var insansınız ya! Bu insandan gayrı bir şey midir müslümanlıktan gayrı bir şey midir ya? Sizin yaşınızda bir kız birini sevemez mi yani müslüman olunca bu duyguları alınmış mı? Böyle bir şey yok ki. Benimde sizin yaşlarınızda kızım var oda aynı şeyleri yaşayacak yaşaması da gerekiyor zaten. Çünkü o duyguda da yıkılacak ve kalkacak.
Bakın Müslümanlık ayrı bir şey hayat ayrı bir şey değildir. Biz bu hayatın içinde Müslümanlığımızı yaşayacağız müslüman kimliğimizi koruyacağız. Vakarlarımızı ve şahsiyetimizi muhafaza edeceğiz. Birde ne diyor ayette: Dünyadaki nasibini unutma! Dünyadan da nasipleneceğiz, Allah bizi dünyadaki nimetlerle yaratmış, çıkacağız, gezeceğiz Allah’a verdiği nimetlerden dolayı şükredeceğiz. Sen bakarsın sana bu nimetleri veren Rabbine şükredersin, o bakar başka bir şey görür. Et kesmek gibidir. Kesmek.. Hiç değişen bir şey yoktur bıçakla hayvan kesilir, ama kurban kesmenin farkı nedir? Onu Allah rızası için yapmış olursun. Yoksa yapılan iş aynıdır. Kesilen ettir ama kurbanın farkı Allah rızası içindir.
Biz bu dünya görüşümüzde Allah’ın verdiği akılla ve nimetlerle hayatı yaşamaya bakacağız. Siz İstanbul da şehir çocuğusunuz, yaşam mücadeleniz şehirde olacak. Siz yaşamınızı bu şehrin dışında sağlayamazsınız. O zaman ne olacak biz müslümanlığımızdan da vazgeçemeyeceğimize göre bu şehirde bu müslümanlığımızı yaşayacağız. Kafeye gidip kahvemizi de içeceğiz namaz vakti gelince kalkıp namazımızı kılacağız. Din bizim için iğreti duran bir şey olmayacak. Örtü gibi, örtü senin kafanda iğreti durmuyor o seninle bütünleşecek senin cildin olacak, insan cildinden ayrılamaz onu cildinin bir parçası haline getiriyorsun. Dinde böyle bir şeydir din ayrı devlet ayrı. Böyle bir şey yok. Din hayatın bizzat kendisidir. Ama şunu unutmayalım ki hayat denen yaşam denen bir şey var. İnsanların kazanması gerekiyor, evlerine bakması gerekiyor. Hayat o siyer kitaplarında fıkıh kitaplarında okuduğumuz gibi hayatın bütünü ondan ibaret değil. Hayatın içindeyiz.. Ama senin onun niçin yaptığın çok önemli. Yaşamın içinde olcağız tamam mı yaşamdan kendimizi koparamayız. Yaşamla mücadele edeceğiz. Sen bir pisliğin içerisine girersen eteğine, pantolonuna çamur sıçrar ama o çamur sıçrayacak diye de dışarı çıkmamazlık yapmayacaksın. O sıçrayacak sen temizleyeceksin ama yaşamına da devam edeceksin.çünkü bu yaşamın içindesin dışında değil, İstanbul’un misafirleri değil bu İstanbul’un ev sahipleriyiz.İnsanları korkutmadan,üzmeden,şefkatle ..Bir Müslüman vakar ve şahsiyeti içerisinde hayatımıza devam edeceğiz ama dünyadaki nasibimizi de unutmayacağız.Hafta sonu basketbol oynamamız gerekiyorsa oynayacağız ama namaz vakti gelince namazımızı kılacağız.Müslüman her an ibadet içerisindendir zaten.ne diyor hadiste;sen sabah namazını kılarsan öğle namazına kadar küçük günahlardan kendini muhafaza edersen iki vakit arasında ibadettesin..


Sevra: Siz bu işin öncülerindensiniz sizden sonra bu durum ne olur? Arkadan gelenler devam ettirebilirler mi?

Eşref Ziya: İnşallah iyi olurJTabii müzik sektörü çok iyi durumda değil, internetin yaygınlaşması korsan, radyolar vs. CD alımlarını baya bi etkiledi ve düşürdü. Yeni arkadaşların çıkmasıda sıkıntılı bir durum. Tabii ki bunlar birazda ekonomik şeylerle alakalı bu durum çözülebilirse yeni arkadaşlarda çıkar. Biz bunun devamından yanayız. Mesela bir Alper çıkarttık gayet kaliteli değil mi? Yani Tarkan’ın sesinden daha güzel. Şimdi o bir kazanç değil midir camiamız için ki zaten kazançtır. Yani yeni Alperler yeni Mustafa Cihatlar çıkarmak için Allah’ın izniyle inşallah Marmara müzik buradadır ama ekonomiyle de alakalı. İnsanların albümleri alması lazım, destek vermesi lazım, madem seviyorsun çıktı beğeniyorsun gideceksin alacaksın.

Sevra: Oğlunuzla konserlere çıkıyorsunuz güzel bir performansınız oluyor ben de izlemiştim bir kere.. Sizi devam ettirecek kişimidir?

Eşref Ziya: Burak seviyor müzikle ilgilenmeyi, gitar çalmayı vs. ama ben tabii onun çok fazla ilgilenmesini ister miyim istemez miyim bilmiyorum. Zaten benim isteyip istememle de çok alakası yok. Eğer onun içerisinde böyle bir şey varsa o bir şekilde ortaya çıkar ona yapacak bir şey yok ama ben sanatla geçimini sağlamasını çok fazla istemiyorum. Bir meslek sahibi olsun ondan sonra müzikle de ilgilenebilir sorun değil, ben o konuda kendisini destekliyorum. Hayırlısı bakalım zaman neyi gösterecek bilemeyiz ama Burak bu işlere meraklı.

Kübra: Yoğun iş temposu aile yaşantınızı etkiliyor mu? Başarınızın arkasında ailenizin etkisi var mı?

Eşref Ziya: Yani onları belki etkiliyordur ama… Tabii ki çok fazla vakit ayırdığım söylenemez ama bu süreç içerisinde bunları hep beraber yaşadığımız için belki başlarda biraz şikâyetçilerdi ama onlarda alıştılar artık, çok fazla şikâyetçi olduklarını zannetmiyorum.

Kübra: Yeni albümünüzden haber var mı? Senai Demirci ile beraber olacağını söylemiştiniz..

Eşref Ziya: Yoğunluk içerisinde çok fazla ilgilenemedik bu albümle ama bitme aşamasına geldi hatta demosunuda çıkardık. Senai Demirci ile beraber bir projemiz. İçindeki eserleri ben okuyacağım şiirlerini de Senai Bey okudu. Buna yoğunlaşıyoruz bu günlerde bitireceğiz bunu. İnşallah hayırlı bir şey olur.


Tuğçe:
Boş vakitlerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?


Eşref Ziya: Boş vakit(!)J Boş vakit diye bir şey yoktur ya sizin mutlaka yapacak bir şeyiniz vardır. Neye zaman ayırıyorsanız ilgi alanınız o, mutlaka insan uğraşacak bir şey buluyor. Ben akşam eve gittiğim zaman geçte gitsem mutlaka televizyona bakarım ne var ne yok diye.

Tuğçe: Takip ettiğiniz gazete/dergi var mı?

Eşref Ziya: İnternetten takip ediyorum. Her gün buraya gazetelerin hemen hemen hepsi geliyor zaten sabahları onlara bakarım ama özellikle sabah alıyım şu gazeteyi okuyum dediğim yok hepsini okuyorum.

Tuğçe: Beğendiğiniz yazarlar kimler takip ettikleriniz var mı?

Eşref Ziya: Özellikle takip ettiğim bir yazar yok ama benim fikir dünyamı geliştiren hayata bakışımı değiştiren köşe yazarları vardır. Mesela Mehmet Şevki Eygi bunu hepinize şiddetle tavsiye ederim her gün Milli Gazete’de yazar. Takip ederseniz istifade edersiniz. Hayata bakışınızı, fikir dünyanızı, sanat ve estetik tarafınızı inanılmaz derecede değiştirecek önemli bir yazardır.

Kübra: Dinlediğiniz müzik tarzı nedir?

Eşref Ziya: Ben özgün müzik dinliyorum, slow eserleri seviyorum



Sevra: Aslında bir merak vardır.. Eşref Ziya mesela arabasında giderken Eşref Ziya dinliyor mu?


Eşref Ziya: Dinliyorum bazen. Zaten radyoları karıştırırken bir yerlerden çıkıyor. Ama ben şöyle alıştım; sanki Eşref Ziya başka bir insan sen başka bir insansın gibi.. Ona da alıştım kanıksadım ismimi. Arabaya bindiğim zaman Eşref Ziya çaldığı zaman sanki bende onun iyi bir dinleyicisiymişim gibi görüyorum o an. Hatta bazen biz hakikaten iyi şeyler yapmışız dediğim oldu. Mesela ben Beyaz Bir Ölüm albümünü çok beğeniyorum, o çok güzel bir albümdür.
Sevra: Zamanın en büyük kaynağı internetle aranız nasıl? Takip ettiğiniz siteler var mı?

Eşref Ziya: İnternetin çok yoğun bir şekilde içerisinde değilim ama dışında da sayılmam. Masamda oturduğum zaman mutlaka bana gelen mesajlara bakarım ama saatlerce msn de konuşmaları falan onu ben yapmam, yapamam yapanlara da bir anlam veremiyorum. O bir kültür şimdi yeni yetişen nesil msn ile beraber yetişiyor. Ama güzel kullanmak lazım, fazlada içine dalmamak lazım, teknolojinin çok fazlası insanı geliştirmez birazda köreltir. Bilgiye ulaşmak şimdi çok kolay ama bilgiye ulaşmak için birazda zorlanmak gerek.

Sevra: http://www.esrefziyafan.com çeteler hakkında görüşleriniz nelerdir?

Eşref Ziya: Ben o siteyle yeni tanıştım belki 3–4 ay olmuştur. Güzel tabi insanın haberi olmadan böyle bir site açılmış olması, sevenlerin buluşması orada insanların güzel paylaşımlar yapması hoş bir şey. Güzel.. İnşallah hayırlı olur. Siteye giren insanlar oradan bir şeyler istifade ediyorlarsa benim için önemli olan o. Sürekli insanların övgü yapması vs. bir insan için hoş bir şey ama benim için hayatımın merkezi değil. Çünkü ben buna alıştım.18 yaşında genç olsam havalara girerdim ama şimdi insanlar sizi ne kadar överse övsünler siz kendi günahlarınızı biliyorsunuz. Şimdi ben seni ne kadar övsem Sevra sen şöyle itikatlı bir kızsın şöyle geceleri namaz kılarsın desem sen bana “sen konuş ağabey” dersin çünkü sen kendini biliyorsun. O yüzden çok fazla etkilemiyor beni. Şu yönde etkileyici oluyor; insanlar senin hakkında böyle düşünüyor böyle olmak için gayret etmek lazım.

Sevra: Öğrencilik hayatınızda unutamadığınız bir anınız var mı?

Eşref Ziya: Yok ama bizim zamanımız da filmde de bulunduğu gibi “ölü yıkayıcı” sözü çok vurgulanırdı. Önceden daha çoktu da imam hatipliler inanılmaz başarılı olunca tıp fakültesi, siyasal vs. her yöne giriyordu o zaman puan kırmada yoktu bu yüzden artık bunu söyleyemiyorlar saygı duymaya başlamışlardı.

Kübra: İmam hatip lisesi hakkında görüşleriniz nelerdir?

Eşref Ziya: İmam hatip benim için çok büyük bir okuldur. Şuan ki durumunu çok iyi bilmiyorum ama imam hatipte de bir dejenerasyon başladığı söyleniyor. İnşallah söylendiği kadar değildir.

Sevra: Ülkemizde başörtüsü sorunu varken siz kız babası olarak ÖSS ye bakış açınız nedir?

Eşref Ziya: Düzelecek inşallah. Sular yukarı doğru akmaz, her zaman aşağı doğru akar. Her şey olması gerektiği gibi olur. Allah’ın takdirinin önüne kimse geçemez..bir şekilde bu düzelir. Siz vazifenizi yapın vakarlarınızla devam edin inşallah çözülür.
Sevra: Son olarak biz Eyüp Anadolu İmam-Hatip Lisesine söylemek istedikleriniz nelerdir?

Eşref Ziya: İmam hatipli yıllar çok önemli bunu sonradan anlayacaksınız. Ben şimdi işimi gücümü bırakarak o imkân sağlansa bir yıl daha aynı arkadaşlarımla aynı sınıfta son sınıfı okumak isterdim. Sonradan anlayacaksınız bunu. Lise yılları çok güzel bilhassa son sınıf çok güzeldir. İyi değerlendirmenizi tavsiye ederim.

Sevra: Bize ayırdığınız bu hoş, unutamayacağımız dakikalar için çok teşekkür ederiz..

Eşref Ziya: Ben teşekkür ederim…

12 Nisan Cumartesi 2008...
Çok güzel bi Röportaj olmuş emeğinize yüreğinize sağlık..Canım Eşref abimde çok güzel cevaplar vermiş güzel sorularınıza Allah razı olsun...
çok hoş yaa.keşke daha uzun olsaydı yazılanlar eşref abi ile ilgili olunca okumak hiç sıkmıyor.birgün eşref abi ile bende konuşup sohbet ederim inşaalllah.sevra çok şanslısın.smile
Bence de çok güzel bir röportaj olmuş.Teşekkürler
:::kübra::... Yazılan:çok hoş yaa.keşke daha uzun olsaydı yazılanlar eşref abi ile ilgili olunca okumak hiç sıkmıyor.birgün eşref abi ile bende konuşup sohbet ederim inşaalllah.sevra çok şanslısın.smile

Bencede sevra o an senin yerinde olmak gerçketn çok isterdim...İnşallah kübra o dua benim içinde geçerli....
Tebrik ederim kızlar, çok hoş bir röportaj olmuş... Eşref abim mantıklı ve anlamlı cevaplar vermiş sağ olsun...Alper abi ve tarkan karşılaştırmasını çok tuttum... (:

Yalnız merak ettiğim şey; beni röportajdan önce mi yoksa sonra mı aramıştınız...? (:
Beğendiğiniz için çok teşekkür ederim(: benim için unutulmuycak bir andı . Eşref abiye tekrardan çok çok çok teşekkür ediyorum bize vaktini ayırdığı için..
nimetcim seni röportajdan sonra aramıştık.O heyecanla ilk seni düşünemezdik =)))))
Senden öyle bir düşünce beklemiyordum zaten Sevra'cığım... (: Öncesi sonrası fark etmez zaten benim için... Sonuçta Eşref abim ile konuştum mu (?) konuştum... Gerisi önem arz etmiyor... (: Size de tekrar tekrar çook teşekkür ederim... (:
canım sen zaten ayrı bir şanslısınn: D bizde çok sevindik zaten konuşmana ; )
Çok güzel Röportajdı gerçekten ALLAH razı olsun sağolun..
Sağ olasın canım... (: Seninle sürekli şakalaşıyorum ama sevdiğimden biliyorsun inşallah... (: Eee ne de olsa Leyla'mın ablasısın... Kan çekiyor... (:

Hepinizi Allah (c.c) için çok seviyorum. Çok başarılı bir röportaj olmuş. bu kadarını beklemiyordum açıkcası... (:
emeğinize sağlık kızlar..güzel bi röportaj olmuş..çok güzel bi duygu olmalı eşref ziya yla konuşmak..
Ahh Ahh bende orada olucaktım benı ekıp gıttınız sevra alıcağın olsun: P Nese cnm bnde gıderım elbet bırgun Marmaraya hııh: D
sizinle ayrı gidicez canım bu ödevdi : D bu arada oradaki kübra ben değilim...bana soru sormak ne yazık ki yasaktı : D ben sadece resim çekmekle görevliydim..: ) ama unutulmaycak bi röportajdı...daha doğrusu röportajdan ziyade bizim için muhabetti...Eşref abi sürekli öğüt vererek ve örnek vererek konuşuyor konuştuklarından sürekli ders çıkarılabilir...Herkesin böyle insanlara ihtiyacı var, tabi değerini bilebilenlere ve hakedenlere ...çok şükür biz bunu haketmişiz ki Eşref abiyi fan çeteleri olarak tanıyabildik....: )
Nimet'im sana gelince sen yat kalk annene dua et...ve ben orada nasıl söyledim bunu Eşref abiye onu hiç bilmiyorum...o olayı bilmeyenlere söyleyelim...bizim gittiğimiz hafta Nimet'in doğum günüydü ve annesi benden Eşref abinin Nimet'e bir hediye vermesini istemişti..bende bu doğumgününü Eşref abiye söyledim ve hemen Nimet'i aradı...gerisini Kendinizi Nimet'in yerine koyun ve ne halde olduğunu anlayın...: )
Gerçekten beklenen bir röportajdı.Çok başarılı bi çalışma olmuş sorular cevaplar mükemmel ellerinize sağlık kızlar.Tebrikler
arkadaslar cok tsk ederiz röportaj harika olmus.herkes önceden bana denerdi kafandaki eşref ziya ile gercek esref ziya bir degil üzülürsün die ama görüyorum ki kafamdaki eşref ziya ile gercek esref ziya aynı.sizin sordugunuz soruları önce kafamdaki eşref abime sordum o ne der diye aynı seyler ortaya cıktı.kızlar gercekten Allah razı olsun.cok şanslısınız ve bence bizde cok sanslıyız ki eşref abimle görüsen arkadaslarla konusuyoruz görüşüyoruz ve onlar sayesinde röportajı okuyoruz,esref abi hakkında bilgiler ediniyoruz Allah razı olsun canım ya.nimet adına cok sevindim.
arkadaşlar röpörtaj gerçekten çok güzel olmuş ellerinize sağlık eşref abimi orda yakalayıp onunla beraber röpörtaj ettiğiniz için çok şanslısınız ne deyim daha ALLAH razı olsun teşekürler Wink

benim eşref abime olan hayranlığım hiç bitmeyecek onunla beraber onun yolunda gitmeyi çok isterdim biliyormusunuz ama kısmet nasipişte belkide onu örnek alalım onun gibi olalım diye bu bize verilen bir sıanvıdr Wink

bildiğimiz gibi hayat bi sınav ve biz bu sınavdan dalip çıktığımız taktikrde güzellikler diyarında yerimizi elbet alacağız inş...
ve yaşadığımız süre zarfında da çok mutlu olacğımız kanısındayım smile
bu ropörtajda eşref ziyanın yanında olanlara cok tsk edrim.güzel bir konusma olmuş hepinizin arasında.inş bir gün yolumuz düşerse çamlıcaya tek başıma bende bir röportaj yaparım allahın izniyle gelir bir gün o günler
Leyla Kübra** Yazılan:sizinle ayrı gidicez canım bu ödevdi : D bu arada oradaki kübra ben değilim...bana soru sormak ne yazık ki yasaktı : D ben sadece resim çekmekle görevliydim..: ) ama unutulmaycak bi röportajdı...daha doğrusu röportajdan ziyade bizim için muhabetti...Eşref abi sürekli öğüt vererek ve örnek vererek konuşuyor konuştuklarından sürekli ders çıkarılabilir...Herkesin böyle insanlara ihtiyacı var, tabi değerini bilebilenlere ve hakedenlere ...çok şükür biz bunu haketmişiz ki Eşref abiyi fan çeteleri olarak tanıyabildik....: )
Nimet'im sana gelince sen yat kalk annene dua et...ve ben orada nasıl söyledim bunu Eşref abiye onu hiç bilmiyorum...o olayı bilmeyenlere söyleyelim...bizim gittiğimiz hafta Nimet'in doğum günüydü ve annesi benden Eşref abinin Nimet'e bir hediye vermesini istemişti..bende bu doğumgününü Eşref abiye söyledim ve hemen Nimet'i aradı...gerisini Kendinizi Nimet'in yerine koyun ve ne halde olduğunu anlayın...: )

Doğru söylüyorsun Leyla'm... Anneme de teşekkür borcum vardı fakat onu ödedim zaten... Hem de defalarca... (:

Annem sadece imzalı cd istemişken Eşref abimin hem araması, hem de imzalı cd hediye yollaması büyük incelik. Eşref abime de çok teşekkür ederim -gidince...- (:
nimet bişey sorabilirmiyim.www.esrefziyacomdaki nimet sarı senmiydin???
Sayfalar: 1 2 3
Referans Adresler