29-08-2008, 22:00
bır manevı hastalığın reçetesı=
Tövbe kokunu çikar ,
Haya haretinde kurut,
Tevhid ,havanında döv,
İnsaf eleginden geçir
,Göz yaşi ile yoğur ,
Aşk ateşinde pişir,
Muhabbet balı ile karıştır,
Basiret kaşiğı ile ye,
HAMD FERASETIYLE bitir
umulur ki şifa olur hepimize saygılar...
"alıntı..."
Tövbe kokunu çikar ,
Haya haretinde kurut,
Tevhid ,havanında döv,
İnsaf eleginden geçir
,Göz yaşi ile yoğur ,
Aşk ateşinde pişir,
Muhabbet balı ile karıştır,
Basiret kaşiğı ile ye,
HAMD FERASETIYLE bitir
umulur ki şifa olur hepimize saygılar...
"alıntı..."
29-08-2008, 22:17
Allah razı olsun ne güzel tam da vaktinde eklenmiş hastayım zaten fakat doktora gitmeyi sevmiyorum bu reçete ile iyi olurum İnşaAllah

29-08-2008, 22:58
Rabbim aynamıza ve ruhumuza sağlıklar ihsan eylesin..
Zaman ahir zaman..
Allahumme ecirna min fitneti'l ahirizzaman.(amin..)
Zaman ahir zaman..
Allahumme ecirna min fitneti'l ahirizzaman.(amin..)
30-08-2008, 14:31
Asuman'ımm Allah acil şifalar versin...
Hastalar risalesini şiddetle tavsiye ediyorum... 
Yirmi Beş Devâdır
Hastalara bir merhem, bir teselli, mânevî bir reçete, bir iyâdetü'l-marîz (hasta ziyareti) ve geçmiş olsun makamında yazılmıştır.
"O kimseler ki, başlarına bir musibet geldiğinde 'Biz Allah'ın kullarıyız; dönüşümüz de ancak Onadır' derler."
Bakara Sûresi, 2:156
"Beni yediren ve içiren Odur. Hastalandığımda bana şifa veren de Odur."
Şuarâ Sûresi, 26:79-80.
BİRİNCİ DEVÂ
Ey biçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi olur. Hem rahat ve gafletle olsa, pek çabuk gidiyor. Hastalık, senin o sermayeni büyük kârlarla meyvedar ediyor. Hem ömrün çabuk geçmesine meydan vermiyor, tutuyor, uzun ediyor-tâ meyveleri verdikten sonra bırakıp gitsin. İşte, ömrün hastalıkla uzun olmasına işareten bu darbımesel dillerde destandır ki, "Musibet zamanı çok uzundur; safâ zamanı pek kısa oluyor.
istifadeniz için devamı...
Hastalar risalesini şiddetle tavsiye ediyorum... 
Yirmi Beş Devâdır
Hastalara bir merhem, bir teselli, mânevî bir reçete, bir iyâdetü'l-marîz (hasta ziyareti) ve geçmiş olsun makamında yazılmıştır.
"O kimseler ki, başlarına bir musibet geldiğinde 'Biz Allah'ın kullarıyız; dönüşümüz de ancak Onadır' derler."
Bakara Sûresi, 2:156
"Beni yediren ve içiren Odur. Hastalandığımda bana şifa veren de Odur."
Şuarâ Sûresi, 26:79-80.
BİRİNCİ DEVÂ
Ey biçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Çünkü ömür bir sermayedir, gidiyor. Meyvesi bulunmazsa zayi olur. Hem rahat ve gafletle olsa, pek çabuk gidiyor. Hastalık, senin o sermayeni büyük kârlarla meyvedar ediyor. Hem ömrün çabuk geçmesine meydan vermiyor, tutuyor, uzun ediyor-tâ meyveleri verdikten sonra bırakıp gitsin. İşte, ömrün hastalıkla uzun olmasına işareten bu darbımesel dillerde destandır ki, "Musibet zamanı çok uzundur; safâ zamanı pek kısa oluyor.
istifadeniz için devamı...