Eşref Ziya Fan Sitesi

Tam Görünüm: NAMAZ RUHUN GIDASIDIR.......
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Halkın huzurundan Rabb’in huzuruna En güzel sahnem namaz
GÜLİZAR BAKİ
90’lı yıllar, Atatürk Kültür Merkezi’nin salonu tıklım tıklım dolu. Sahnede ince uzun bedeniyle bir kadın dansçıdan başka hiç kimse ve hiçbir şey yok. Üzerinde sade ve yalın bir dansçı kıyafeti.

Sahnedeki varlığı ve dansıyla, insan olmayı, mutluluğu ve hüznü, aşkı ve hayatı, her şeyden öte “arayışı” anlatıyor. Bu modern dans gösterisini zevkle izleyenler alkış tufanı kopartıyor. Sonra onlarcası İsveç’ten gelen dansçıdan imza almak için sıraya giriyor. Modern dansta çığır açan bu kadın, İstanbul’un sanat meraklısı elitlerinin hayranlığıyla adeta boğuluyor. Oysa o acele ediyor. Çünkü imzaları atıp, tebrikleri alıp hemen çıkmak istiyor. Batı kültürünün bir parçası olan bu modern dansçı kadın birazdan ruhunun gıdasını almaya, sohbete ya da zikre gidecektir çünkü. Christine Brodbeck bu gösterilerden birkaç yıl sonra başını kapatacaktır. Ama kendi hayatını anlatan Modern Dansçının Dönüşümü (Ufuk Yayınları, 2004) kitabı çıkana kadar İstanbullu sanatseverler onun adının Rabia olduğunu ve Müslüman olduğunu ve hatta artık başını kapattığını bilmeyecektir. 1992 yılından beri dans dersi verdikleriyle ise bunu hiç konuşmamıştı. Onlar modern dans hocalarının huzurunun ve mutluluğunun kaynağının inancı olduğu, dans ederkenki huzurunun sebebinin tasavvuf olduğunu bilmiyordu. Hâlbuki Rabia Christine Brodbeck modern dans gösterileri için gittiği New York’ta tesadüfen bir Sufi Tasavvuf Merkezi’nde İslam’la tanışmış 1987’de Müslüman olmuş, 1992 yılında ise İslam’ı daha iyi öğrenmek için İstanbul’a yerleşmişti. Rabia Christine Brodbeck o zaman yalnızca meşhur bir dansçı değildi, şimdilerde “dansperformans” olarak anılan modern dansın öncüsü. Öncüsü olduğu tarzla ilgili ve hakkında kitaplar çıkan Brodbeck, New York’taki Sufi Tasavvuf Merkezi’nde dinlediği ilk sohbetten çok etkilenmiş ve tasavvuf merkezinin müdavimlerinden olmuş. Sonra da İslam’la ilgili daha çok bilgi için İstanbul’a gelmiş. İstanbullu sanatseverler ise bu ünlü dansçının şehre gelişini sanat adına büyük bir gelişme olarak görmüş. Onun maksadı ise dans değil dindir, aşktır, sohbettir, zikirdir... Brodbeck, Müslüman olduktan sonra dansı bırakmamış. Hâlâ da bırakmış değil. Uyanışıyla birlikte dansının bir anlam kazandığını düşünüyor.

Rabia Brodbeck, sanatçı, bilim adamı ve öğretmenlerin mesleklerinde başarılı olmalarının dine bağlı olduğunu düşünüyor. “Sanatçı ve bilim adamları bir anlamda dine en yakın insanlardır. Onun için bu alanlardan birisine sahipseniz inancınız sayesinde mesleğinizi daha çok büyütüyorsunuz, daha becerikli oluyorsunuz. Dinsiz yaşamak çok kötüdür. Allah’la beraber olunca gönlünüz de hayatınız da zengin oluyor.” diyor. İşte din Avrupa’da sanıldığının aksine onun hayattan kopmasına değil hayatına ve sanatına bir anlam katmasına sebep olmuş. Rabia Brodbeck, hayatında tecrübe ettiği olgunluk mücadelesini, insan olmanın hakiki anlamını ve kıymetini Hazreti İnsan (Sufi Yayınları, 2007) kitabında anlatıyor. Şimdi ise umre ziyaretlerinde yaşadıklarını ve hissettiklerini kaleme alıyor. Rabia Christine Brodbeck’in Taksim Tünel’de modern dans dersleri devam ediyor. (0212 252 82 76)

Namaz, bir dansçının sahneye çıkmasıdır

Rabia Christine Brodbeck, New York’ta bir mescitte tanıyor İslam’ı. Aslında İslam’ı öğrenerek bütün dinleri de öğreniyor. O zaten ‘bir dini bırakıp başka bir dini kabul ettim’ demiyor. “Uyuyordum uyandım.” diyor. Rabia Hanım dansçı olmasından dolayı herhalde, en çok namazdan zevk duymuş. Bunu da, “Gördüm ki namazı anlamak ve namazı yaşamak için dans en güzel araç. Sanki sahnedesiniz. Hareketler tam kareografi. Namazda her bir hareketi milim milim doğru yapmak lazım ya. Dansta da aynı şey var. Namazda İlahi huzurdasınız. Hareketlere tam konsantre oluyorsunuz. Bir dansçı gibisiniz. Doğru zaman, doğru hareket, mükemmel duruş. Ve siz bir sahnedesiniz. Fark ne? Namazda Allah huzurundasın, dansta halk huzurunda. Allah seni seyrediyor. Sonra aranızda bir ilişki oluyor, muhabbet oluyor. Dans, namaz konusunda bana yardım etti. Dansla ben büyük bir hassaslık kazanmışım ve namazda onu kullandım. Şimdi namaz benim en büyük zevkim. Tesbihat var, Kur’an okumak var, zikir var, ilahi var, sema var, sohbette de yüksek zevk var; ama namazda daha yüksek zevk alıyorum. Galiba danstan geliyor. İnsanlar neden namazda zorlanıyor anlamıyorum.”
bu haberı okudugumda maşallah dedım kadına demek kalbınde bırşeyler varmiş ki Allah namaza yöneltmiş inş istıkametle ilerler.

vahid 28

namaz diriliştir namaz yaradana ilticadır namaz ruhun gıdası
vucudumuzun şifası anlımzın akı dır.
Referans Adresler