22-09-2007, 11:05
Motorlu 'The İmam'ın saçları kaynakmış!
Elif Aktuğ'un 'The İmam' filminin başrol oyuncusu Eşref Ziya ile röportajı...
The İmam'la buluşmaya gidiyordum ve iki saat boyunca ne giyineyim diye düşündüm! En son bir imamla aynı ortamda birlikte olmam, bir arkadaşımın çocuğunun mevlüdü sırasındaydı. Hocaya bol fıstıklı loğusa şerbeti ikram ederken, 'Buyrun' demiştim, o kadar. Kendisi de imam hatip mezunu, şarkıcı ve işadamı olan Eşref Ziya ile röportaja giderken aklımda sadece şu soru vardı, '14 albüm yapmış bir müzisyeni neden tanımıyorum?'
Ziya ile Çamlıca sırtlarındaki ofisinde nefis bir İstanbul manzarası eşliğinde konuştuk. Filmi beğenmiş ama bazı eleştirilerimi de yazmıştım, Eşref Ziya büyük bir zarafet ve incelikle, yazdıklarım için teşekkür ederek başladı anlatmaya...
Öykü nasıl ortaya çıktı? (Hikaye yapımcı Mustafa Cihat ve Eşref Ziya'ya aitmiş.)
Bir 'imam hatip sendromu' var. Ben de imam hatip mezunuyum. Türkiye'de bir sinema filmi yapmak istedik. Başbakan ve bakanlar kurulunun yüzde yetmişi imam hatipli. İmam hatip mezunlarının modern dünyada kendilerini ifade etme problemleri var. Bunu en iyi biz yaparız diye düşündük.
Hikaye ile film arasında farklılıklar var mı, anlatamadığınız şeyler kaldı mı?
Niye motosiklete biniyor, bence anlatamadık; motosiklete olan aşkını tam veremedik diye düşünüyorum. Bir de benim düşündüğüm final başkaydı. (Kendi kurguladığı finali öyle duygusal anlatıyor ki, ikimizin de gözleri doluyor.)
Ben filmdeki birçok duygunun patlamadığını düşünüyorum, mesela ezan okurken görmek isterdim Emre'yi.
Haklı olabilirsin ama bilmiyorum.
Bana biraz kendini anlatsana.
1969 İstanbul doğumluyum. İmam hatip ve Marmara İlahiyat mezunuyum. 15 yıldır müzikle uğraşıyorum, lisedeyken başladım. Bu sıralar 15'inci albümüm çıkacak.
Ne tarz müzik yapıyorsun?
Özgün müzik ve biraz da rock motifleri taşıyor.
14 albüm yapmışsın ve seni tanımıyorum, bu tuhaf değil mi sence?
Benim popüler olmamam bilinçli bir tercihti açıkçası. Kral TV'de klipleri dönen adam olmak istemedim. Popüler dünya önce üretip hemen tüketiyor, kendi kuralları var. Bir defasında bana 'Hangi barda çıkıyorsun?' diye sordular. Emirgan'da doğdum, iyi bir muhitte. Ama bara ilk gidişim Viyana'da oldu. Ben o yaşam tarzını sevmiyorum. Ben daha çok fikri bir altyapısı olan düşünsel müzik yapıyorum, sözleri çok seçilerek yazılmış. Popüler değilim, o yüzden tanınmıyorum.
Bir müzisyenin daha çok insana ulaşmak istememesi garip geldi bana...
Benim belirli bir kitlem var. Zamanında milyon satan kasetim oldu, 300-500 bin de sattım. Son albümümün satış rakamları 70 bin civarında. Mesafeli davranmak, geri planda kalmamıza sebep oldu, yanlış da olabilir bu yaptıklarım. Popüler dünyaya malzeme olmak istemedim, magazinleşmek istemedim. O dünyanın kendine has değerleri var, içi boş geliyor ve ben fikirlerimle, şahsiyetimle var olmak isterim.
Ama müzik yapıp film çektin ve bana popüler olmak istemiyorum diyorsun!
Evet, modern dünyanın argümanlarını kullanıyorum değil mi?
Daha çok insana ulaşmak istemez mi bir şarkıcı?
(Gülüyor.) Evet. Ama beğenmediğim insanlarla aynı kefeye konmak istemedim. Sinemadan sonra daha çok tanıyan olacak, film sayesinde daha çok dinleyen olacak. Film, müziğime de hizmet edecek böylece.
Filmin daha politik olacağı bekleniyordu değil mi?
Kesinlikle. Bir kesim 'Bizim meselemizi anlatmadın', öbür taraf 'Bak durmadan mesaj vermiş' diyor. Orta yollu insanlar çok sevdi bu filmi. Bu film de onlara yapıldı zaten. Belki filmi bir kesime dayandırmak daha çok gişe yaptırırdı. Gişe yapmasa da olur, bu filmin olması gerekiyordu, dindar insanın modern dünyada yaşadıklarını anlatması nedeniyle önemli bir film, tam olarak anlatamasa da. Hakikaten dindar insanın böyle sıkıntısı var. 'Namaz kılsam arkadaşlarım kınar mı, oruç tutuğumu söylesem bir şey derler mi?' Müslümanlık konusuna gelince; 'Biz de Müslümanız, niye ikilik yaratıyorsunuz?' diyorlar. İnsanlar net değil. Sadece dini anlamda değil ama. Geniş açıyla baktığınız da Türkiye dünyaya karşı hikayedeki Emre gibi. Kompleksli kaldık. Film önyargının kırılmasına faydalı olursa ne güzel.
Kimler seyredecek bu filmi diyoruz, 'İmam hatipliler gelse yeter' diyorsunuz. Bu, filmi o insanlara karşı sorumlu kılmaz mı?
Hayır, bu sadece bir imam hatip sorunu değil. Öyle dersen beklentiler büyür. Daha sert film yapılabilirdi, siyasi bir film. Ama bir şeye hizmet etmezdi. Kamplaşma yaratırdı.
Sen neden oynadın filmde?
Muhafazakar camiada tanınırım. En çok sevilen müzisyenlerdenim. Yapımcı ile beraber karar verdik. Bu duyguları iyi biliyorum.
Dizi de olurmuş film.
Belki de dizi yapmalıydık. Yavaş yavaş anlatılırdı. İyi olurdu.
Hiç sakladın mı imam hatipli olduğunu?
Zengin bir ailenin çocuğuyum ve çevremde imam hatipli olmamı yadırgayanlar olmadı. Hep sosyal bir insandım, arkadaşlarımla sinemaya, maça giderdim. Gizlenmek psikolojisine girmedim, hiç mesele olmadı. Hatta o kadar popülerdim ki mahallede ben namaza gidersem, onlar da gelirdi mesela. O yıllar kolej gibi girilirdi imam hatibe, 'Bu yıl da ÖYS birincisi imam hatipten çıktı' denirdi. Emre karakteri komşu lisenin kızları dalga geçince utanmış, saklanmak istemiş.
Ölü yıkayıcı derler mi size?
Evet, derler. Daha çok kızlar dalga geçer. 'Sen nereye gidiyorsun?', 'İmam hatip' deyince, 'Aa, ölü mü yıkayacaksın?' diye sorarlar. Dersler normal liseden daha ağırıdır. İmam hatip mezunu diplomat arkadaşım var, mühendis var, sanatçı var.
Dubai'ye gideceğiz
Yeni projelerin var mı?
Bir dizi yapma niyetimiz var. Hikayesini yazıyorum. Aksiyon bir hikaye. Dini ya da sosyal içerikli değil.
Takip eder misin dizileri?
'Kurtlar Vadisi'ni izlerim bir tek. Filmini de heyecanla bekliyorum.
'The İmam' istediğin, beklediğin gibi oldu mu?
Tam olarak düşündüğüm film olmadı. Biz başka bir yemek hayal ettik ama ortaya yine lezzetli bir başka yemek çıktı. Güzel ve yapılması gereken bir film.
Yeni albüm çıkacak mı?
Evet, şu anda stüdyodayım, yakında bitecek çalışmalar.
Ramazan'a yetiştirmek zorunda kaldığınız için filmin aceleye geldiği söyleniyor.
İyi mi, kötü mü oldu bilmiyorum. Acele mi edildi, belki olabilir. Bakalım, hep birlikte göreceğiz.
Festivale gitmek gibi bir fikir var mı?
Dubai'ye gideceğiz. Bakalım Avrupa'da ne olacak, oralara da göndeririz herhalde. Filmin seslerini yapan Graham Daniel, ki kendisi Harry Potter filmlerinde de çalışmış, bayıldı bu filme; 'Mutlaka festivallere gönderin' dedi.
Serçe'ye hayran
Filmdeki motosiklet
senin mi?
Hayır, değil ama sonradan hediye edildi bana. Ben severdim ama düşkün değildim.
Hangi şarkıcıları beğenirsin?
Ben Sezen Aksu hayranıyım. Onun yorumlarına da, bestelerine de bayılırım.
Gençken kimleri dinlerdin mesela?
Ahmet Kaya dinlerdik ama etkilendiğim kimse yok.
Peki son soru; saçlarını film için mi uzattın, yoksa hep böyle miydi?
Saçlarıma kaynak yaptırdım film için. (Dalga geçiyor sanıyorum ama doğru söylemiş!)
ELİF AKTUĞ
Elif Aktuğ'un 'The İmam' filminin başrol oyuncusu Eşref Ziya ile röportajı...
The İmam'la buluşmaya gidiyordum ve iki saat boyunca ne giyineyim diye düşündüm! En son bir imamla aynı ortamda birlikte olmam, bir arkadaşımın çocuğunun mevlüdü sırasındaydı. Hocaya bol fıstıklı loğusa şerbeti ikram ederken, 'Buyrun' demiştim, o kadar. Kendisi de imam hatip mezunu, şarkıcı ve işadamı olan Eşref Ziya ile röportaja giderken aklımda sadece şu soru vardı, '14 albüm yapmış bir müzisyeni neden tanımıyorum?'
Ziya ile Çamlıca sırtlarındaki ofisinde nefis bir İstanbul manzarası eşliğinde konuştuk. Filmi beğenmiş ama bazı eleştirilerimi de yazmıştım, Eşref Ziya büyük bir zarafet ve incelikle, yazdıklarım için teşekkür ederek başladı anlatmaya...
Öykü nasıl ortaya çıktı? (Hikaye yapımcı Mustafa Cihat ve Eşref Ziya'ya aitmiş.)
Bir 'imam hatip sendromu' var. Ben de imam hatip mezunuyum. Türkiye'de bir sinema filmi yapmak istedik. Başbakan ve bakanlar kurulunun yüzde yetmişi imam hatipli. İmam hatip mezunlarının modern dünyada kendilerini ifade etme problemleri var. Bunu en iyi biz yaparız diye düşündük.
Hikaye ile film arasında farklılıklar var mı, anlatamadığınız şeyler kaldı mı?
Niye motosiklete biniyor, bence anlatamadık; motosiklete olan aşkını tam veremedik diye düşünüyorum. Bir de benim düşündüğüm final başkaydı. (Kendi kurguladığı finali öyle duygusal anlatıyor ki, ikimizin de gözleri doluyor.)
Ben filmdeki birçok duygunun patlamadığını düşünüyorum, mesela ezan okurken görmek isterdim Emre'yi.
Haklı olabilirsin ama bilmiyorum.
Bana biraz kendini anlatsana.
1969 İstanbul doğumluyum. İmam hatip ve Marmara İlahiyat mezunuyum. 15 yıldır müzikle uğraşıyorum, lisedeyken başladım. Bu sıralar 15'inci albümüm çıkacak.
Ne tarz müzik yapıyorsun?
Özgün müzik ve biraz da rock motifleri taşıyor.
14 albüm yapmışsın ve seni tanımıyorum, bu tuhaf değil mi sence?
Benim popüler olmamam bilinçli bir tercihti açıkçası. Kral TV'de klipleri dönen adam olmak istemedim. Popüler dünya önce üretip hemen tüketiyor, kendi kuralları var. Bir defasında bana 'Hangi barda çıkıyorsun?' diye sordular. Emirgan'da doğdum, iyi bir muhitte. Ama bara ilk gidişim Viyana'da oldu. Ben o yaşam tarzını sevmiyorum. Ben daha çok fikri bir altyapısı olan düşünsel müzik yapıyorum, sözleri çok seçilerek yazılmış. Popüler değilim, o yüzden tanınmıyorum.
Bir müzisyenin daha çok insana ulaşmak istememesi garip geldi bana...
Benim belirli bir kitlem var. Zamanında milyon satan kasetim oldu, 300-500 bin de sattım. Son albümümün satış rakamları 70 bin civarında. Mesafeli davranmak, geri planda kalmamıza sebep oldu, yanlış da olabilir bu yaptıklarım. Popüler dünyaya malzeme olmak istemedim, magazinleşmek istemedim. O dünyanın kendine has değerleri var, içi boş geliyor ve ben fikirlerimle, şahsiyetimle var olmak isterim.
Ama müzik yapıp film çektin ve bana popüler olmak istemiyorum diyorsun!
Evet, modern dünyanın argümanlarını kullanıyorum değil mi?
Daha çok insana ulaşmak istemez mi bir şarkıcı?
(Gülüyor.) Evet. Ama beğenmediğim insanlarla aynı kefeye konmak istemedim. Sinemadan sonra daha çok tanıyan olacak, film sayesinde daha çok dinleyen olacak. Film, müziğime de hizmet edecek böylece.
Filmin daha politik olacağı bekleniyordu değil mi?
Kesinlikle. Bir kesim 'Bizim meselemizi anlatmadın', öbür taraf 'Bak durmadan mesaj vermiş' diyor. Orta yollu insanlar çok sevdi bu filmi. Bu film de onlara yapıldı zaten. Belki filmi bir kesime dayandırmak daha çok gişe yaptırırdı. Gişe yapmasa da olur, bu filmin olması gerekiyordu, dindar insanın modern dünyada yaşadıklarını anlatması nedeniyle önemli bir film, tam olarak anlatamasa da. Hakikaten dindar insanın böyle sıkıntısı var. 'Namaz kılsam arkadaşlarım kınar mı, oruç tutuğumu söylesem bir şey derler mi?' Müslümanlık konusuna gelince; 'Biz de Müslümanız, niye ikilik yaratıyorsunuz?' diyorlar. İnsanlar net değil. Sadece dini anlamda değil ama. Geniş açıyla baktığınız da Türkiye dünyaya karşı hikayedeki Emre gibi. Kompleksli kaldık. Film önyargının kırılmasına faydalı olursa ne güzel.
Kimler seyredecek bu filmi diyoruz, 'İmam hatipliler gelse yeter' diyorsunuz. Bu, filmi o insanlara karşı sorumlu kılmaz mı?
Hayır, bu sadece bir imam hatip sorunu değil. Öyle dersen beklentiler büyür. Daha sert film yapılabilirdi, siyasi bir film. Ama bir şeye hizmet etmezdi. Kamplaşma yaratırdı.
Sen neden oynadın filmde?
Muhafazakar camiada tanınırım. En çok sevilen müzisyenlerdenim. Yapımcı ile beraber karar verdik. Bu duyguları iyi biliyorum.
Dizi de olurmuş film.
Belki de dizi yapmalıydık. Yavaş yavaş anlatılırdı. İyi olurdu.
Hiç sakladın mı imam hatipli olduğunu?
Zengin bir ailenin çocuğuyum ve çevremde imam hatipli olmamı yadırgayanlar olmadı. Hep sosyal bir insandım, arkadaşlarımla sinemaya, maça giderdim. Gizlenmek psikolojisine girmedim, hiç mesele olmadı. Hatta o kadar popülerdim ki mahallede ben namaza gidersem, onlar da gelirdi mesela. O yıllar kolej gibi girilirdi imam hatibe, 'Bu yıl da ÖYS birincisi imam hatipten çıktı' denirdi. Emre karakteri komşu lisenin kızları dalga geçince utanmış, saklanmak istemiş.
Ölü yıkayıcı derler mi size?
Evet, derler. Daha çok kızlar dalga geçer. 'Sen nereye gidiyorsun?', 'İmam hatip' deyince, 'Aa, ölü mü yıkayacaksın?' diye sorarlar. Dersler normal liseden daha ağırıdır. İmam hatip mezunu diplomat arkadaşım var, mühendis var, sanatçı var.
Dubai'ye gideceğiz
Yeni projelerin var mı?
Bir dizi yapma niyetimiz var. Hikayesini yazıyorum. Aksiyon bir hikaye. Dini ya da sosyal içerikli değil.
Takip eder misin dizileri?
'Kurtlar Vadisi'ni izlerim bir tek. Filmini de heyecanla bekliyorum.
'The İmam' istediğin, beklediğin gibi oldu mu?
Tam olarak düşündüğüm film olmadı. Biz başka bir yemek hayal ettik ama ortaya yine lezzetli bir başka yemek çıktı. Güzel ve yapılması gereken bir film.
Yeni albüm çıkacak mı?
Evet, şu anda stüdyodayım, yakında bitecek çalışmalar.
Ramazan'a yetiştirmek zorunda kaldığınız için filmin aceleye geldiği söyleniyor.
İyi mi, kötü mü oldu bilmiyorum. Acele mi edildi, belki olabilir. Bakalım, hep birlikte göreceğiz.
Festivale gitmek gibi bir fikir var mı?
Dubai'ye gideceğiz. Bakalım Avrupa'da ne olacak, oralara da göndeririz herhalde. Filmin seslerini yapan Graham Daniel, ki kendisi Harry Potter filmlerinde de çalışmış, bayıldı bu filme; 'Mutlaka festivallere gönderin' dedi.
Serçe'ye hayran
Filmdeki motosiklet
senin mi?
Hayır, değil ama sonradan hediye edildi bana. Ben severdim ama düşkün değildim.
Hangi şarkıcıları beğenirsin?
Ben Sezen Aksu hayranıyım. Onun yorumlarına da, bestelerine de bayılırım.
Gençken kimleri dinlerdin mesela?
Ahmet Kaya dinlerdik ama etkilendiğim kimse yok.
Peki son soru; saçlarını film için mi uzattın, yoksa hep böyle miydi?
Saçlarıma kaynak yaptırdım film için. (Dalga geçiyor sanıyorum ama doğru söylemiş!)
ELİF AKTUĞ
